Sezeryan sonrası ağrı nasıl azaltılır?

SEZARYEN DOĞUM SONRASI AĞRI

SEZARYEN AMELİYATI SONRASI AĞRI
Her ameliyat gibi sezaryen (sezaryan, sezeryan) ameliyatından sonra da belirli derecelerde ağrı olur ancak günümüzde gelişen ağrı kesici ilaçlar ve anestezi-ağrı kesici metodlar sayesinde bu ağrıları azaltmak kolaylaşmıştır. Sezaryen doğum sonrası ağrının başlıca nedeni her karın ameliyatında olduğı gibi cilt ve cit altındaki kas, fasya vb. dokuların kesilmesidir. Normal doğumdan sonra olduğu gibi sezaryenden sonra da rahim kanamayı durdurmak için kasılır, bu kasılma da ağrıya neden olur.

Sezeryan sonrası ağrı nasıl azaltılır?
Sezeryan ameliyatından sonra ağrının en fazla olduğu dönem ilk 2-4 saatlik dönemdir. Spinal veya epidural anestezinin (belden iğne ile ilaç vererek uyuşturma) bu esnada çok büyük avantajı vardır çünkü etkisi ameliyattan sonra bir kaç saat devam ettiği için hasta ağrının en yoğun olabileceği bu dönemde hiç ağrı hissetmez. Genel anestezi sonrası uyanma gibi bir durum da spinal-epidural anestezi sonrasında yoktur. Spinal-epidural anestezi hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Genel anestezi ile ameliyat olan hastaların ameliyat sonrasında ağrı hisetmemeleri için narkotik analjezik veya non steroid antienflamatuar denilen ağrı kesici ilaçlar kullanılır. Hastaya ameliyattan sonraki ilk gün verilen serum ve içerisindeki ağrı kesiciler de ağrısını azaltmakta faydalıdır.

Hasta Kontrollü Ağrı Kesici (PCA, Patient Controlled Analgesia)
Bu yöntem adından da anlaşıldığı üzere hastanın kendi kontolünde ağrı kesici ilaç veren bir yöntemdir. Hasta ağrı hissettği andaa cihazın düğmesine basar ve ilaç salınır. Bu yöntem epidural anestezi kateteri ameliyattan sonra yerinde bırakılarak uygulanır genellikle. Hasta düğmeye bastığında kateterde belindeki epidural aralığa az miktarda ağrı kesici verilir. Aynı yöntem damardan ilaç verecek şekilde de uygulanabilmektedir. Bu yöntem sezaryen dışındaki birçok ameliyatta da yaygın olarak kullanılmaktadır. PCA yönteminin avantajı ilaç sadece hasta ağrı hissettiğinde verildiği için gereksiz yüksek dozda ilaç kullanılmasının önlenmesidir, ayrıca hasta ağrı hissettğinde kendisine ağrı kesici ilaç uygulanması için beklememiş olur.

Ağrı ne zaman geçer?
Ameliyattan yaklaşık 6 saat sonra ağrı oldukça azalır ve hasta rahatlar. Ayağa kalkıp yürüyebilir düzeye gelir ancak yürürken kasıklarında ve karnında hafif ağrı hissedebilir. Ameliyattan bir gün sonra ağrı çok azalmıştır, artık şiddetli ağrılar görülmez. Hastaya taburcu olduktan sonra evinde kullanması için de ağrı kesiciler (tablet şeklidnde) reçete edilir. Kontrole geleceği zamana kadar evde geçirdiği bu bir haftada yatıp kalkarken, eğilip doğrulurken vb. ani hareketlerde kasıklarında, karnında çok az ağrı olabilir hastanın, bunun dışında şiddetli bir ağrısı olmaz.

KISIRLIK TEDAVİSİNDE AKUPUNKTUR

TÜP BEBEK TEDAVİSİNDE AKUPUNKTUR
KISIRLIK TEDAVİSİNDE AKUPUNKTUR UYGULANMASI
Akupunktur bir çok hastalığın tedavisi için uygulanan çok eski bir Çin kökenli tedavi yöntemidir. Akupunkturun kısırlık (infertilite) tedavisinde uygulanması ise son yıllarda artmıştır. Bu konuda özellikle tüp bebek uygulanan hastalara başarı şansını arttırmak için ek olarak akupunktur uygulanmaktadır.

Peki akupunktur tüp bebekteki başarıyı nasıl arttırıyor? Bu açıklamak için öne sürülen başlıca mekanizma akupunturun endorfin benzeri hormonları arttırarak anne adayındaki stresi azaltması ve ayrıca rahim içerisine verilen embriyonun daha iyi tutunabilir (implantasyon) hale gelmesini sağlamasıdır. Zaten tüp bebek tedavilerindeki başlıca başarıyı etkileyen faktörler de bunlardır. Akupunktur genellike embriyo transferinden yarım saat önce ve yarım saat sonra olmak üzere iki seans uygulanmaktadır.

Akupunkturun tüp bebek uygulamalarındaki başarı şansını arttırdığını gösteren bazı bilimsel çalışmalar vardır. Ancak bazı bilim adamları da bu konuda daha büyük ve daha fazla çalışmaların yapılması gerektiğine inanmaktadır. 2008 yılında yapılan ve 7 çalışmadaki toplam 1336 kadını kapsayan bir çalışmada akupunktur yapılan ve yapılmayan tüp bebek hastaları karşılaştırılmıştır, sonuçta akupunktur uygulanan hasta grubunda gebelik oranları daha yüksek saptanmıştır. 2010 yılında yapılan bir kaç çalışmada ise akupunkturun tüp bebek başarısını arttırmadığı görülmüştür.

Smear testi nasıl ve ne zaman

SMEAR TESTİ (PAP TESTİ)
RAHİM AĞZI KANSERİ TARAMA TESTİ

Smear testi (SİMİR TESTİ veya SMIR TESTİ diye söylenir) rahim ağzından sitolojik inceleme amaçlı sürüntü alma işlemidir. Smear testi rahim ağzı yani serviks kanseri için bir tarama yöntemidir. Bu testi 1941 yılında ilk tarif eden patolog George Papanicolaou olduğu için soyisminin kısaltması şeklinde PAP TEST de denir. Papanicolaou testi, Pap testi, servikal smear, servikal smear testi, servikal sürüntü, servikal sitoloji gibi isimlendirmeler yapılır. Halk arasında rahim ağzı kanser testi, rahim ağzı kanser taraması gibi isimlerle bilinir.

Yapılan smear testi patoloji veya sitoloji uzmanları tarafından incelendikten sonra rapor edilir, smear sonuç raporunda karşılaşılabilecek normal veya anormal durumlar hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Smear testi neden yapılır?
Smear testi yapmaktaki amaç rahim ağzında kanser olmayan fakat farkedilmezse uzun yıllar sonra kansere dönüşme riski olan bazı lezyonları erkenden farketmektir. Böylelikle erkenden farkedilen bu lezyonlar tedavi edilir ve kansere dönüşmeden ortadan kaldırılır.
Yani smear testi yapmaktaki amaç rahim ağzı kanseri başlamış kişileri saptamak değildir, kanser başlamadan yıllar öncesindeki lezyonları saptamaktır. Smear testi yapılmayan kadınlarda bu lezyonlar farkedilmez ve uzun yıllar sonra kansere dönüşebilirler.

Smear testi nasıl ve ne zaman yapılır?
Jinekolojik muayene sırasında özel bir çubukla rahim ağzındaki hücrelerden sürüntü şeklinde bir örnek alınır. İşlem aynen alttan muayene olur gibi jinekolojik muayene pozisyonunda ve jinekolojik muayene masasında yapılır. Muayene aleti (spekulum) takılır ve ufak bir çubukla rahim ağzından sürüntü alınır. Parça alma, parça koparma gibi bir işlem değildir, çubuk rahim ağzına sadece sürülür. Hasta smear alınırken ağrı hissetmez. İşlem yaklaşık 1-2 dakika sürer.
Alınan sürüntüdeki hücrelerin cama sürülmesinden sonra üzerine sprey sıkılarak sabitlenir ve incelenmesi için patolojiye gönderilir. Sıvı bazlı sitoloji (LBC, liquid based cytology) yönteminde çubukla alınan sürüntü cam üzerine sürülmez, içinde sıvı olan bir kaba konulur. Her iki yöntemde de alınan materyal incelenmek üzere patoloji bölümüne gönderilir. Patologlar veya sitologlar tarafından cam üzerine yayılan hücreler incelenir. Bu hücreler rahim ağzı yüzeyini kaplayan hücrelerdir.

Smear (simir testi) kimlere yapılır?
ASCCP (Amerikan servikal patolojiler ve kolposkopi derneği), ASC (Amerikan kanser derneği) ve ACOG (Amerikan Obstetrik ve Jinekoloji Derneği) önerileri doğrultusunda günümüzde smear testi uygulaması çoğu ülkede ve çoğu hastanede şu şekilde uygulanmaktadır:
– Smear testine 21 yaşından itibaren başlanmalıdır. 21 yaşına kadar cinsel ilişkide bulunmamış kadınlara cinsel ilişki başladıktan sonra smear tahlili yapılmaya başlanır.
– 21 yaşından önce cinsel ilişkide bulunmuş kadınlarda smear testine yine 21 yaşında başlanır.
– 21-30 yaş arasında 3 yılda bir smear testi yapılması önerilir (ASCCP)
– 30 yaşından sonra smear testi ve HPV testi birlikte yapılır, buna co-test adı verilir. Co-test 30 yaşından 65 yaşına kadar 5 yılda bir yapılmalıdır. Eğer HPV testi imkanı yoksa yani co-test yapılamıyorsa bu durumda sadece smear tahlili 3 yılda bir yapılmaya devam edilir 30-65 yaş arasında.
– 30 yaşından küçüklere HPV testi yapılmamalıdır.
– Ameliyatla rahim ve rahim ağzı tamamen alınmış olan kadınların ameliyattan sonra artık hiçbir zaman smear aldırmasına gerek yoktur. Yalnız rahim ağzında (servikste) CIN 2, CIN 3, HSIL, AIS, serviks kanseri gibi patolojiler saptanan kadınlarda ameliyattan sonra da smear takibine devam edilir.
– Bazı durumlarda ameliyatla sadece rahim (uterus) alınır ancak rahim ağzı (serviks) alınmadan bırakılır (supraservikal histerektomi, subtotal histerektomi). Bu durumda rahim ağzı durduğu için smear takipleri aynı şekilde yapılmaya devam edilmelidir. Rahim ameliyatı geçiren hastaların rahim ağzının da alınıp alınmadığı konusunda doktorlarından net bilgi almaları önemlidir bu açıdan.
– CIN 2, CIN 3, HSIL, AIS saptanan hastalarda smear takibine en az 20 yıl daha devam etmek gerekir, bu durumda 20 yıllık süreçte hasta 65 yaşını geçerse takip sonlandırılmaz, 20 yıl dolana kadar takibe devam edilir.
– HPV aşısı olanlar da hiç aşı olmamış kadınlarda aynı şekilde smear ve HPV testi ile takiplerine devam etmelidir.
– Smear testinin pap-smear şeklinde konvansiyonel veya sıvı bazlı (LBC, liquid based cytology) şeklinde yapılması test sıklığını değiştirmez.

Smear testi bakirelere yapılır mı?
Smear testinin hiç cinsel ilişkiye başlamamış kadınlarda yapılmasına gerek yoktur. Çünkü rahim ağzı kanserinin çoğunluğunda sebep HPV virüsüdür ve bu virüs cinsel ilişki başlamamış bekar (virgo) kadınlarda rahim ağzına bulaşamaz, bu nedenle bu kadınlarda rahim ağzı kanseri açısından risk henüz başlamamıştır, smear testine de gerek yoktur.

Smear testinden önce dikkat edilmesi gerekenler:
Smear alınmasından önceki 2 gün süresince cinsel ilişkide bulunulmamalı. Vajinal ilaç, ovül, fitil, krem, sprey, tampon kullanılmamalıdır. Vajinal duş yapılmamalıdır yani vajina içerisi yıkanmamalıdır. Adet zamanı smaer alınamaz. Kan smearın değerlendirilmesini engeller.

Smear testi yapıldıktan sonra dikkat edilmesi gerekenler:
Smear testinden hemen sonra ve testin yapıldığı gün nadiren çok hafif kanama veya lekelenme olabilir. Smear tahlili alındıktan sonra cinsel ilişki yasak değildir. Smear testi ağrıya neden olmaz, bu nedenle hasta günlük işlerine veya çalışmasına hemen dönebilir.